Konsorsiyum
ENBize Ulaşın

Ceza Hukuku

Ceza hukuku bir şirketin gündemine çoğu zaman beklenmedik bir anda girer: bir soruşturma bildirimi, bir şikâyet, bir iç ihbar. Bu alandaki çalışmalarımız ticari faaliyetten, finansal raporlamadan, bilgi güvenliğinden ve kişisel verilerden doğan beyaz yaka dosyalarında soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunmayı; şirket içinde bir iddia ortaya çıktığında da iç soruşturmanın hukuka uygun biçimde yürütülmesini kapsar.

Hizmetler

Ekip

Sık Sorulan Sorular

Şirketin kendisi ceza alabilir mi, yoksa yalnızca yöneticiler mi sorumlu?

Türk hukukunda tüzel kişiler hapis gibi cezai yaptırımlara muhatap olmuyor; ceza sorumluluğu fiili işleyen ya da ona katılan gerçek kişilere ait. Bununla birlikte şirket, suçtan yararlandığı durumlarda faaliyet izninin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleriyle ve belirli suçlarda yüksek idari para cezalarıyla karşılaşabiliyor. Yöneticiler ise karar ve talimatlarından dolayı kişisel olarak sorumlu tutulabiliyor.

Savcılıktan ifade vermeye çağrıldık; ne yapmalıyız?

İfadeye avukatla gitmek bir hak ve bu aşamada kullanılması en çok fark yaratan hak. Önce çağrının hangi sıfatla (şüpheli mi, tanık mı) yapıldığı ve dosyanın konusu öğrenilmeli; şüpheli sıfatıyla dinlenen kişinin susma hakkı var. Hazırlıksız verilen bir ifade, sonradan düzeltilmesi çok zor bir çerçeve çizebiliyor.

Şirket içinde usulsüzlük şüphesi var; iç soruşturmaya nasıl başlamalıyız?

İlk iş, delillerin korunması: ilgili e-posta, dosya ve kayıtların silinmesini ya da değiştirilmesini önleyecek adımlar hemen atılmalı. Ardından soruşturmanın kapsamı, kimin yürüteceği ve bulguların kime raporlanacağı belirlenmeli. Özellikle yöneticilerin dahil olduğu durumlarda soruşturmanın bağımsız yürütülmesi, hem sonuçların güvenilirliği hem de olası bir ceza dosyasında şirketin konumu açısından önemli.

Çalışanların şirket e-postalarını ve bilgisayarlarını inceleyebilir miyiz?

Şirkete ait hesap ve cihazların incelenmesi mümkün, ancak sınırsız değil. Çalışanların bu incelemenin yapılabileceği konusunda önceden açıkça bilgilendirilmiş olması, incelemenin meşru bir amaca dayanması ve bu amaçla orantılı kalması gerekiyor. Bu şartlara uyulmadan elde edilen bulgular hem kişisel verilerin korunması açısından ayrı bir risk yaratıyor hem de bir davada delil olarak kullanılamayabiliyor.

Kişisel veriler ya da bilişim sistemleriyle ilgili bir olay ceza dosyasına dönüşebilir mi?

Evet. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, başkasına verilmesi ya da yok edilmemesi; bilişim sistemlerine izinsiz girilmesi ve verilerin bozulması Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak düzenleniyor. KVKK kapsamındaki idari para cezası süreci ile ceza soruşturması birbirinden bağımsız yürüyebiliyor. Bu yüzden bir veri ihlalinde yapılan her açıklama ve bildirim, olası bir ceza dosyası da düşünülerek hazırlanmalı.

Bu alanda hizmete mi ihtiyacınız var? Bizimle bir görüşme planlayın, ilk görüşme ücretsizdir.

Görüşme Planla

Bu Alandaki Yayınlar